• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/yazicilarbilgisayar
  • https://plus.google.com/u/0/+HopaPazari/posts
  • https://twitter.com/YAZICILARGROUP

YAZICILARBİLİGİSAYAR

HOPA İŞ MERKEZİ KAT:2 NO:114-115 Hopa / Artvin

Casper Bölge Bayisi ve Teknik Servisi Tel  :90 466 351 20 10 Faks:90 466 351 20 11

yazicilar@yazicilar.net

TSE Yetkisi Bulunan Teknik servis. Bölgemizde ,Yüksek miktarda ürünü bulunduran En eski ve Tek Bilgisayar firması.

İnternet Site Yapımı, Bilgisayar ve Bilgisayar yan ürünleri,Sarf Malzemeleri

Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 27° 16°
Levent YAZICI
netcarsi@gmail.com
Palaçkur Gezisi
20/01/2012

Palakcur Yaylası

                Palakcur  yaklaşık 2200 rakımlı bir vadi yamacında kurulmuş yayladır. Yaylaya göçler Mayıs ortasından başlar. Ekim ortalarında da tamamen boşalır. Daha çok Beyazkaya, Civik ve Hala Köyleri tarafından kullanılan yaylanın etrafında Sal,pokut,hazindağı  ve abuçor Yaylaları bulunuyor

 

Toplanma

                Ekibimiz, öğretmen olan  Sabiha  ve Kevser, emekli Öğretmen ve lider dağcımız Mahmut , Doğa bitkileri uzmanımız ve sağlık danışmanımız Handan ,Bilgisayar donanım uzmanımız yasemin ve ardcımız levent ile Hopadan Ardeşen’e  sabah 7 de hareket ettik.Açık bir hava var derken Çayeli de denizden gelen çok hızlı bulut kümesiyle yağmura tutulduk.Ardaşen de Dokadak ekibi bizi karşıladı.Fakat yağmurun dinmesini beklerken birçok dağcı gurubumuz geziyi iptal etti.

       Klavuz Dağcımız Muhammet abimizi  aradık. Çamlıhemşin’de  bizi bekliyor. Havanın açık olduğunu yağmur yağma ihtimalinin zayıf olduğunu söyledi. Ardaşen’de de hava açmaya başladı. Bu hava durumunu  fırsat bilerek , İstanbul ekibini  ve  tek başına ekip  olan öğretmen’imiz  Yusuf’u da  aynı minibüse bindirerek çıktık  yola. Çamlıhemşin’e vardığımızda klavuzumuz  Muhammet abi bizi kısa pantolonu ile  karşıladı. Hava durumunu yeniden değerlendirdik. Önce kısa bir parkur planı yaptık. Güneşte kendini göstermeye başlayınca planladığımız parkura karar verdik. Ve minibüsle  çıktık yola yaklaşık 30 dk lık bir araba gezisi ile başlangıç noktamıza geldik. Kızarmaya yüz tutmuş ağaçları artık aşağıda bırakmıştık.

Başlangıç

Hemen önümüzde yamaçta birbirine bitişik dört evlik mezra vardı. Yolumuz bu evlerin arasında geçiyordu. Evlerden sadece bir aile kalmış diğerleri inmişti. İkisi de yaşlı olan çift hararetle çalışıyordu. Kendileri de iki üç güne kalmaz gideceklermiş. Bizi evlerine davet ettiler. Zamanımız olmadığını söyledik, hemen yola  koyulduk, yarım saatlik yamaca paralel bir yürüyüşten sonra, havanın yavaş yavaş soğuduğunu, aldığımız nefesin de  soğukluğunu hissettik. İleriki yamaçlarda sis engeline takılacağımız belliydi. Sise girdiğimizde aralığımızı azalttık. Artık iyiden iyiye ıslanmaya da başladık. Herkes sırt çantalarından giysi ve montlarını çıkardı. Tecrübeli dağcıların yedekleri sayesinde üzerimizi ve çöp torbaları sayesinde de fotoğraf makinelerimizi korumaya çalıştık.

Sisin açtığı zamanlar hepimiz yaban mersini toplamaya koyulduk. Bu yaban mersini büyük, tatlı ve çok daneli idi. Olamaz böyle bir yaban mersini dedirtecek kadar. Bu konuda Yaseminle handanın azimli çalışmaları dikkat’e değerdi. Hayatımda hiç sevmediğimi sandığım yaban mersini bir anda en sevdiğim meyve haline geldi.

Yemek Molası

Yağmur şiddetini arttırmaya ve bizi iyiden iyiye ıslatmaya başladığı anlarda, aralıklı sislerin üzerinde uzaktan da olsa Kaçkarlara düşen ilk karı da görmüş olduk. İki saati aşkın yürüyüşün ardından patika yolumuz iki katlı eski ağaç evin arka avlusunda son buldu. Yola devam etmek için kapıyı açıp evin içinden geçmemiz lazım. Kapıyı tıkladık ama açan olmadı. Ancak Karadenizlinin biri yolun ortasına ev yapmış olabilirdi ve burası Karadeniz’in yaylalarıydı. Burada bu tür olaylar normal. Evin yan tarafından, kayalık engelini aşarak avluya ulaştık. Evin Ön kapısının solunda ağaçtan yapılmış kocaman, müthiş manzaralı bir balkon. Alt kat ahır olarak kullanılıyor. Alta inip ahır kapısından içeri girmeyi denedik. Çok karanlık olduğu için deneme başarısız oldu. Tam bu sırada ön kapı açıldı. Arkadaşlardan biri nasıl olduysa içeri girip kapıyı açtı. İçeride gün ışığının etkisiyle mistik bir ortam oluşmuş, bol miktarda eski eşyaların olduğu genişçe bir oturma odası var. Odanın ortasında bacasız bir soba, mutfak olarak ta kullanıldığı raflardan belli olan odanın köşesinde de tahtadan derme çatma çakılmış yatak. Yatağın altında aceleyle atıldığı belli olan birçok ev eşyası var.

Aç, yorgun ve ıslak olmayanımız yok. Hemen üzerini değiştirme şansı olanlar değiştirdi. Bir yandan da yemek hazırlıklarına başladık. Gruplar kendi yemeklerini yapmaya başlasalar da ana yemek Handan ve Yaseminin çantasından çıktı. Çok lezzetli, mayhoş bir tatta doyurucu kısır, Yaseminde de adı “acılı” olan ama hiç acısı olmayan fındık karışımlı bir meze, Handan ve Yaseminin hazırladığı salata, bamya, zeytin ve diğer arkadaşlarında katkıları ile peynir çeşitleri. Gözleme de unutulmazdı. Sobanın üzerini masa olarak kullandık. Krallara layık bir sofradan karnımızı doyurduk. Yaseminin getirdiği demlik ve Mahmut hocanın dağcı tüpü ile demlenen çay yetmeyeceği belliydi. Ev sahibinin piknik tüpü ve kocaman demliği imdadımıza yetişti. İçimizi ısıtan ve yorgunluğumuzu alan çay her şeye değerdi.

İniş

                Dışarı çıktığımızda yağmur şiddetli yağmaya başlamıştı. Bu dinlenmenin ardından iniş, ağaçlık bölgeden yağmur altında ve kaygan zeminde olacaktı. Ve öylede oldu. Yaklaşık iki saatlik iniş sadece yağmur değil dolu da yağdı. Birçoğu amatör dağcı olan arkadaşlara iniş anında neler yapmaları ve yapmamaları gerektiğini uygulamalı olarak anlattık. Çok iyi anladıkları kesindi. Çünkü en ufak bir hata çok ciddi yaralanmalarına sebep olurdu. Yürüyüşün başında “herkes kendi için yürüyor “ demiştik. Ama bu pek öyle olmadı. Herkes birbirine yardım etti.  Müthiş bir takım çalışması ile iniş parkurunu bitirdik.

                Eve Dönüş

Her ayrılıkta olduğu gibi yeni bir gezide buluşmak üzere ayrıldık.

                                                                                                                                                                            Levent YAZICI

Fotoğraflar:



1569 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hopa da "Veli" Pardon "Çocuk" Tiyatrosu - 30/11/2017
Çocuk Tiyatrosu demeye dilim varmıyor. Veli tiyatrosu biraz daha doğru olacak sanırım. Ortada bir tiyatro vardı. Evet vardı. Ancak Tiyatro oyuncusu misafirler muhtemelen çocuklara hazırladıkları oyunu Hopa da ki velilerin bu kadar hoşlanacaklarını
Esenkıyıda Neler Oluyor, (Bungalov Evler) (Şuyimşine Azlağa ) - 24/03/2017
Esenkıyı köyü İnsanı ile bitkisi ile yılanı ile arısı ile suyu ile her şeyi ile korunması gereken bir Köy dür. Keşke Köyün Tamamı Milli park ilan edilse, korunacak yerlerin başında olsa da gelecek nesiller de bundan faydalansa. Böyle giderse korkarım
Hopa Halk Eğitim Merkezi Ahşap Hediyelik Eşya Yapımcısı Kursu - 13/01/2016
Bu haftaki Yazı dizimizin konusu, Hopa Halk Eğitim Merkezi ’nın açmış olduğu “Ahşap Hediyelik Eşya Yapımcısı”. Birkaç yıldır Hopa Halk Eğitim Merkezi çok çeşitli ve ilginç kurslarla son yıllarda adını çok duyurmaya başladı.
HOPA'DA HEMŞİN DİLİ ARAŞTIRMASI - 04/07/2015
Okuduğu Bölüm ile dolaylı yönden bağlı bir konu olan diller ile araştırma yapmanın mesleğine çok faydası olacağını düşünmediğimi söylediğimde. Haklı olduğumu ancak özel merakımı gidermenin yanında, bu tür bir çalışmanın çok az olduğu, ilgi çektiğini,
YENİ SENTETİK UYUŞTURUCU HIZLA YAYGINLAŞIYOR - 16/11/2014
Özellikle Öğrenciler için eğlence aracı olarak lanse ediliyor, “Bir kereden bir şey olmaz” diye okulların etrafında fırıldak gibi döndükleri görülmektedir.
Hopa’da Öğretmenler Günü Sesiz Geçti. - 26/11/2013
Öğretmenler İnce düşünmek zorunda. Gelecek onların şekillendirmesiyle oluşacağı için tepkilerinde haklı olduklarını düşünüyorum. üzüntüm yerel Basın dan turun siyasilerin bile habersiz veya kayıtsız kalmaları.
Benim İçin Üzülme İkinci Dönemine Farklı Başladı. - 07/10/2013
Sosyal medyada Hopa da olmayacak şeyleri ısrarla yayınladıklarını, bu yayınların Hopa’yı kötü tanıttıklarını söylüyorlar. Hopa da geçen olaylarda çok olumsuz örnek olduğunu ve hiç birinin Hopa da olamayacağını ısrarla dile getiriyorlar.
Doğal Gaz Sendromu - 22/09/2013
Bu yüzden devletimizin bu konudaki duyarlılığını tebrik ederken, Doğal gazın gelmesi için şart koşulmasını, birde para toplanmasını da Bize yapılmış bir ayıp olarak nitelendiriyorum.
Kestane Ağacından Alınan Bal - 01/09/2013
Hopa'nın o zamanki Adı Azlağa (Abuista) Olan Esenkıyı Köylülerinin yolladığı bal ile ilgili bir rivayet vardır. Yavuz Sultan Selim, Kendi adı ile anılan Sultan-selim dağında konuçlandığı sırada vuku bulan , Rivayet şöyledir.
 Devamı